Hikayesi


 

...Hikayesi kendi hikayesiyle baslar zamandan ve konumdan bagimsiz. Iki kelime arasi her ‘bosluk’ dahi hikayenin parcasi, akisinin puruzsuzlugudur. Bosluk denilen dolulugun tamamlayicisi, gorunenin kahramanidir aslinda. O da ‘vardir’. Nasil yok hic olmadiysa ve olan hic sonlanmayacaksa bosluk da yokluktan hic nasiplenmemis hep var olan dolulukdur akisi tamlayan, kusursuzlastirip cogaltan asla durmadan, ara ve mola dahi vermeden. Hani insan arasiz ya da kesiksiz veyahut da molasiz yasayamaz ya, evreni de busbutun oyle zanneder; bakmayi dener sonra, ve birde oyle kabul eder, parcaciklarin derinlerini bile; tabi inebildigi kadar. Kesikler atar enerji araliklari koyar, elektronu alir mesela oralardan ucurup baska enerjilere kondurur aralara bosluklar kesikler, yanisi yokluklar koyup koyup. Sonra bir adam durur, ya da bir kaci, ya da bir cogu.. Centik atar kaldigi yere belki geri doner diye, otesine gitmeye baslar, gercegi algilamasina izin verir kendinin tum kapilarini derinliklerini gizlenmis yerlerini acip; iceri girdigi tam o anda kosullara baglanmamis konseptlere ayrilmamis formullere cakilmamis bir yigin gercege baglanir, zarifce dugumlenir, harmoniye kenetlenir, iluzyonu kavrar ve hikayesi kendi hikayesiyle baslar...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Begining of Science and Philosophy

O'na

Tragedyanin sahnesi