Domatesler ve fotonlar


Yazmak icindi. Aydinliklarin ardindaki los isiklar gibiydi. Mavi derinliklere yapraklarinin cogu savrulmus ince govdeli genc bir agac ziyaretiydi bu. Ortasindan baglanmis perdenin ardina yerlesen isik huzmesinde gizliydi bir yani, ve diger yani ayni anda milyarlarca isik yili uzaktaki galaksilerde, merakli teorilerde sakli oteki evrenlerde. Mevsimsel domatesler ve de fotonlar gibi, ayniydilar. Onemli bir meselenin uzerinde durmaya basladilar. Sonunda uzlasacaklardi.
Sozcukleri turettiysek, sayisiz anlama koyduysak ve hala bizi tam olarak anlatanlari bulmakta zorlaniyorsak yuzyillardir, en vuruculari en icimizin dugumlerini cozenler dahi var olusumuzu kolaylastirir olmaliydi, bu denli sorgulatan degil. 
Uzlasmak mumkundu lakin; kendimizle, kendimize dair herseyle ve kendimizin otesindeki her birsey ile de! Tum kendi yarattigimiz kavramlardan siyrilarak sade ve naif olus halinde akabiliriz yasamimizin irmaklarindan. Parmenides'in Tanricasi anlatmisti, yine anlatacak. Cok az kaldi!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Begining of Science and Philosophy

O'na

Tragedyanin sahnesi