Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

büyülü dans

Resim
Prosecco'ya ulasmak uzereydik
Duydugum tek sey nabzimin sesiydi.

Yapraklardan o büyük sairlerin
kelimeleri dökülüyordu..
Her birini yakalayip bilincime kaydetmeye calisiyor
bin yillar öncesinde de günes yine ayni ahengiyle battigindan
ve bin yillardir
türümün o en nadide cicekleriyle bir ortakligimiz
oldugundan naif bir sevinc icinde gurur duyuyordum.

Osmize'ye vardigimizda firtina henüz baslamamisti, sehrin isiklari uzaklardan yanip sönüyor dalgalar duragan geciyordu algilarimizdan.

Kadehler refosco kirmizisi icimiz yildizli, Zeus'un firlattigi yildirimlara dogru kosarken ruhumuz, insanlar da kacismaya baslamisti firtinanin taze kirintilarin. 

Siddeti son haddine ulasmadan bizde ayrildik ordan. Bisikletlerimizle daglarin arasinda ki karanlik patikadan ucar gibi deniz seviyesine dogru ilerliyorduk, öyle 'cesur ve güzel'dik ki ne egimin ne de karanligin firlatip atabilmesi bizi olanaksizdi. 

Kayalik kiyiya ulastigimizda tüm ciplakligi ile Venüs karsiladi bizi, davetin…

Kendileriyle Savasanlar ! Bir Zweig elestirisi

Resim
Kendileriyle Savaşanlar by Stefan Zweig
My rating: 3 of 5 stars

Nietzsche ve Holderlin kendi ile savasanlardan degildi kesinlikle!

Hatta onlardan bu kitabinda bahseden Zweig bile. Kendisi bu savasta olsa, onlari ve nicelerini boyle yazamazdi.

Hepsinin savasi ortakti, insanliklaydi, insanligin drami ile;

Kendi urettiklerini yasayan, kendine gunden gune ket vuran ve gunden gune kendini
``daha az ozgurlestiren``
insanlikla!

Oyle ki bu durum sonraki yillarda ``yazanlarda`` basgosterdi kendini.
Daha cok KET, daha az ozgurluk, artik kendileriyle kavgaya ve
``kendileriyle savasanlara`` goturdu...

Molly, Malone vb. kendinde karakterler yaratan Molloy, Malone Dies, The Unnamable Samuel Beckett Samuel Beckett gibi,

Monsieur Teste Monsieur Teste inde yasayan Paul Valery gibi,

``Ben bir baskasidir`` diyen Rimbaud gibi.


Zweig, ozellikle Holderlin de fazlasiyla yanilmisti.

Bahsettigi elestiriler kendinden cok baskasinin fikriydi, kaldi ki, Holderlin icin siir yazan
Rilke ile Paris te az arkadasl…

Parmenides ve Parmenides`in Tanricasi

Resim
Platon`un ``babamiz`` diyerek buyuk saygiyla kitabinda bahsettigi,

Aristotales`e ``varolmayanin varligi`` argumani ile isik tutmus,

Hegel ve Heidegger`e gore ``Bati felsefesinin ilk dusunuru``,

Einstein`a ``gorelilik ve kuantum`` da esin vermis,

Sokrates henuz gencken, kendisine ~BIR~ soylemini ve gercegini anlatmis,

Elea Okulu`nun kurucusu, Zeno`nun hocasi, O aslinda hocalarin hocasi !!!

PARMENIDES
Nietzsche` den Leibniz` e, Schrodinger` den gunumuze etkileri halen devam etmekte olan buyuk felsefeci ve fizikci!! Fizige henuz matematik bulasmamisken, ustun mantigiyla var-olusu ve bir-ligi yalin bir basitlikle anlatmistir.
 ``
Hiclikten var-lik nasil dogar ki, nasil olusabilir? `` ``
Gecmis dedigimiz hafizamizda, gelecek ise hayallerimizdedir. Gercek olan, varolan su -an- dir. `` ``
Var-di yahut var-olacak sey icin, su an da nasil (vardir) diyebiliriz ki. Ama yoktur da diyemeyiz cunku -yokluk- diye birsey yoktur. Tipki boslugun olmadigi gibi... ``


``Parmenidesin Tanricasi`` kitabin…

Goethe's Selige Sehnsucht (Blessed Longing - Kutlu Ozlem)

Resim
(in Turkish, English and German)






Kutlu Özlem

Bunu bilgelerden başka kimseye söylemeyin,  çünkü halk, hemencecik alay eder.  Ben, alevin içinde ölmeyi özleyen canlıyı övmek istiyorum. 
Yaratıldığın ve yarattığı aşk gecelerinin serinliginde, mum, sessizce yanarken  bir yabancı duygu çöker üstüne.
Karanlık gölgelerde sen o zaman,  artık kendi içine gömülü kalamazsın, ve daha yüksek bir birleşme için yeniden arzu duyarsın.
Hiç bir uzaklık sana güç gelmez;  uçarak gelirsin ve hayran kalırsın, sonunda, ey ışığa vurgun pervane yanarsın. 
Içinde şu: Öl ve Ol'u duymadığın müddetçe,  bu karanlık dünya yüzünde  sade mahzun bir misafirsin.
Blessed Longing

Tell it to no one, only the wise
Because the masses will mock it right away
I want to praise the living,
What longs for death by flames

In the coolness of love's nights
Which begat you, where you begat
You are overcome by an alien feeling
As the still candle glows

You no longer stay surrounded
In the shadows of darkness
And new desire pulls you
To higher lovemaking

Boyutsuz senfoniler

Resim
Oyle ki, Tabiatin kivrak damarlarindan akan ruhu, 
sarsici sularinda kendisinden gecen irmaklarini oguten 
tarlalarca pariltili ic golgelerinde, Bir gun isiginda harabeleri, daglarin zirvesinden cekip perdelerini hudutsuzca kalem traslayan.. Hazin yirtiklarindan akan bulutlarin yagmurlari sonrasi Gunesin vurdugu yerlerinden Boyutsuz senfoniler yukselen..
Pasli kutulara gomulu cicek koklerinin ustun bakislari gibi goklere, topraklar altindan gebe karindan!
Camurun ahengine yapiskan dal kirigi Kuslari saklayan agac kavuklari
gibi..
Oyle ki Tarafini secmis asfalt dokugu arasindan, Gece yarisindan dogan uykusuz gizeme cagrilan siir kitaplarini Sac diplerinden dokup de kafa tasindan gecisine hayran birakan, kalbine dokunan, 
atardamarindan ivmelenip de parmak uclarina dogru akan Yoklugun bugusunu silen govdenden!
Degil ki  artik insanlari fisleyen, devletler kurup icine kapatan kurdelali vergi paketleri dagitip da  Ayarlarini bozan ve mutsuzluguna ortaklar arattiran Hayallerini kiriklar olarak yutturan ve bagirsakla…

Poems from Paul Valéry

Resim
Paul Valéry
Le cimetière marin Ce toit tranquille, où marchent des colombes,
Entre les pins palpite, entre les tombes;
Midi le juste y compose de feux
La mer, la mer, toujours recommencee
O récompense après une pensée
Qu'un long regard sur le calme des dieux! Quel pur travail de fins éclairs consume
Maint diamant d'imperceptible écume,
Et quelle paix semble se concevoir!
Quand sur l'abîme un soleil se repose,
Ouvrages purs d'une éternelle cause,
Le temps scintille et le songe est savoir.
Stable trésor, temple simple à Minerve,
Masse de calme, et visible réserve,
Eau sourcilleuse, Oeil qui gardes en toi
Tant de sommeil sous une voile de flamme,
O mon silence! . . . Édifice dans l'ame,
Mais comble d'or aux mille tuiles, Toit!
Temple du Temps, qu'un seul soupir résume,
À ce point pur je monte et m'accoutume,
Tout entouré de mon regard marin;
Et comme aux dieux mon offrande suprême,
La scintillation sereine sème
Sur l'altitude un dédain souver…

Poems from Arthur Rimbaud

Resim
The Drunken Boat

As I was floating down unconcerned Rivers
I no longer felt myself steered by the haulers:
Gaudy Redskins had taken them for targets
Nailing them naked to coloured stakes.
I cared nothing for all my crews,
Carrying Flemish wheat or English cottons.
When, along with my haulers those uproars were done with
The Rivers let me sail downstream where I pleased.
Into the ferocious tide-rips
Last winter, more absorbed than the minds of children,
I ran! And the unmoored Peninsulas
Never endured more triumphant clamourings
The storm made bliss of my sea-borne awakenings.
Lighter than a cork, I danced on the waves
Which men call eternal rollers of victims,
For ten nights, without once missing the foolish eye of the harbor lights!
Sweeter than the flesh of sour apples to children,
The green water penetrated my pinewood hull
And washed me clean of the bluish wine-stains and the splashes of vomit,
Carrying away both rudder and anchor.
And from that time on I bathed in…

Poems from Stephane Mallarme

Resim
Stephane Mallarme The Flowers
From golden showers of the ancient skies, On the first day, and the eternal snow of stars, You once unfastened giant calyxes For the young earth still innocent of scars: Young gladioli with the necks of swans, Laurels divine, of exiled souls the dream, Vermilion as the modesty of dawns Trod by the footsteps of the seraphim; The hyacinth, the myrtle gleaming bright, And, like the flesh of woman, the cruel rose, Hérodiade blooming in the garden light, She that from wild and radiant blood arose! And made the sobbing whiteness of the lily That skims a sea of sighs, and as it wends Through the blue incense of horizons, palely Toward the weeping moon in dreams ascends! Hosanna on the lute and in the censers, Lady, and of our purgatorial groves! Through heavenly evenings let the echoes answer, Sparkling haloes, glances of rapturous love! Mother, who in your strong and righteous bosom, Formed calyxes balancing the future flask, Capacious flowers with the deadly ba…

hayallerinin çarpanları

Resim
Incelikle paslanmış balkon demirliklerinden 
ve 
boyalı eski tahta pencerelerden de 
bakıyordu hayat sana 
önlerinden geçtigin sokağın 
uçsuz yamaçlarına saklanıp; 

o gizi bulup kendi boyutlarında, 
yükseklerden bırakabilmekti kendini akışa 
belki de hayat. 

Ve belki de kendi ideallerini, 
başkalarının kurallarını 
bir kenara bırakıp 
senin asıl nedenlerine müsade etmekti, 
hikayende ki kahraman olmaya da, 
şiirinin şarkılarını söylemeye de; 
gök danslarına kuşlarla ve bulutlarla, 
toprak çekişlerine salınımlarının; 

hayallerinin çarpanlarına izin vermekti 
seni değişkenlerinden açığa çıkarsın, 
okyanuslarında mücadele verip 
kıyılarına çekilip sonra 
huzurunda dinlensin diye kemik özlerin, 
asitlerin, dalga boyların, tınıların, 
senin de suların.

photo and writing by Sinem Salva

Bir ve Sonluluk hali

Resim
Biraz da sonsuzluk: Sonsuzu sayilarla tanimlamamali. Sifirdan baslayan sonsuzluk olabilir mi? Sonsuz olanin basi olamaz ki oyleyse. Sayi ancak dongude olabilir. Sonsuz olan tek sey Bir'dir. Aristo Metafizik'de 'sonsuz sayi sonlu zamanda nasil sayilabilir ki' der. Saymak kisitli bir eylem olacaktir, zamanli oldugundan. Bir tamlanmistir, olus dongu halinde devinendir. Platon 'her guzellik Bir'den alir guzelligini, Bir'de eksilme olmaz, bilgi de sonludur bu nedenle' der. Sonluluk dogum-olumu de aciklar boylece. Bilgisayarin calisma prensibi de ayni degil midir?Bir'in parcasi olmak sonsuz, olus hali sonludur. Bir'de ki guzellik degismez. Bir'den alinan olus hali iluzyondur boylece.Her var guzeldir.Pythagoras'un Bir'i de budur. Sayilar sadece semboldur. 11 yoktur ya da 12, artik bu dongudur. Sayilarin sonsuzlugu karmasa yaratir bu nedenle.

El Desdichado

Resim
Gérard de Nerval "Je suis le tenebreux, - le veuf, - l'inconsole,
le prince d'aquitaine a la tour abolie:
ma seule etoile est morte, - et mon luth constelle,
porte le soleil noir de la melancolie
Dans la nuit du tombeau, toi qui mias console,
rends-moi le pausilippe et la mer d'italie,
la fleur qui plaisait tant a mon coeur desole,
et la treille ou le pampre a la rose s'allie.
Suis-je amour ou phoebus?...lusignan ou biron?
mon front est rouge encor du baiser de la reine;
j'ai reve dans la grotte ou noge la syrene...
Et j'ai deux fois vainqueur traverse l'acheron:
modulant tour a tour sur la lyre d'orphee
les soupirs de la sainte et les cris de la fee." ----- "Ben zifiri karanlık, -ben ki dul, - çaresizim,
şatosuna el konmuş, ben, aquitaine prensi
tek yıldızım da öldü, - şimdi yaldızlı sazım
taşıyor melankoli'nin kara güneşini
Mezarındaki güzel, sana geçiyor nazım
ver bana pausilippe'i, italyan denizini
nerde gülle asmanın kucaklaştığı üzüm
ver bana yü…

Topuk izleri

Resim
Aydinlik bir kuytu bulmadan akamadim kelimelerin icinden 
Onlarda takildim kaldim. 
Arayislara ait bir yermis, 
Büyülenislere degil 
var tepelerinin ve olmayanlarin da diyecegim hep. 

Simdi kelimelere cümlelere 
söz öbeklerine imrenir oldum, 
Kapilmaya adapteyim her an da güzellige Cercevelerinden cikarip parmak uclarima dökmeye. 

Her düs nasil mümkün olabilir ki, düslerinden cikarilmaya. 
Iste, gercek düslerin! 

Asil yazgilarimiz, hepimizin, 
her bir seyin 
Burada gizlenmisti. 

Oyle güzeldi ki, 
Icatlarimiz yetersiz kaliyordu anlatmaya, 
Duyular asiniyordu her karsilasista. 

Bir hirsizlik yaptik, 
Dünyanin en güzel kelimelerini caldik birbirimizden. 
Nasil da ic iceyiz. 
Sayisiz tonda ki turuncu gibiyiz, 
ve aslinda ayni 
hepimizin topuk izleri.

photo&writing by Sinem Salva

Söz Harekati

Resim
Yürüyorum antik kentlerin birinde 
Pentelik mermer
Eski kirimizi porfir
Nasil da muntazam
Taslanis!

Cakillari yusyuvarlak pudinglerin
Konglomeralarin fizigi
Sütunlarin dinamigi
Yankisi geliyor yüzyillarin!
Kelimeler 
Piano üzerinde salinan sanki
Ellerden cikmiyor
sadece.

Tüm benlik sizliyor,
Bir sanci doguma benzer,
Ve
muazzam bir devinim gövdeden
hücrelere cekirdege
yapiskan parcaciklarina
titresen sonsuz bassiz.

Olagan
üstü.

Volkanik aglomera gibi baglaniriz biz
Siz deneylerde ararsiniz olmayani,
aramaz misiniz?
Olusdan yoksundur
yoklardan aralananlar.

Kurulabilir saatlere inat
Mitosu yaratan büyülü düs!
Mor damarlar domates yapragindan düser
Kurumus cilek cicegi döker kendini
Yeni olusa.

Bir boyun kivrimina dayadigin alt dudagin titreyisi
Kirik diz kapaklarin incelisi
icinden cikardigin güzellik!

Bilinc oya gibi isliyor
Kökleri, damarlari, ic organlari
Cekirdegi, manyetizmayi, karanligi
Derinleri, yüzeyleri.

Simetri kirindikca olusun akisi daimi
Avazeler oluk oluk akar
Her bir anin icinden.
Denge tarar boyutsuz, kulak …

Prospective Immigrants Please Note

Prospective Immigrants Please Note
by Adrienne Rich

Either you will
go through this door
or you will not go through.
If you go through
there is always the risk
of remembering your name.
Things look at you doubly
and you must look back
and let them happen.
If you do not go through
it is possible
to live worthily
to maintain your attitudes
to hold your position
to die bravely
but much will blind you,
much will evade you,
at what cost who knows?
The door itself
makes no promises.
It is only a door.

-

Gocmen Adaylar Lutfen Dikkat
Bu kapıdan ya geçeceksiniz ya da geçmeyeceksiniz. Geçerseniz, her zaman adınızı hatırlamanız tehlikesi olduğunu unutmayın. Her şey gözlerini dikecektir size siz de onlara öyle bakın ve bırakın ne olursa olsun. Eğer kapıdan geçemezseniz, o zaman saygın bir hayat yaşamanız inançlarınıza bağlı konumunuzu değiştirmeden kahramanca ölmeniz mümkün ama pek çok şey kör edecektir sizi, pek çok şey sizi görmezden gelecektir, kim bilir ne pahasına? Kapının kendisi hiçbir konuda …