Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Beckett sayisizlari

Resim
Karsindakine, cevabini tam olarak alamadigin sorulari sorup buhranlara bogulmussundur. Cevrende ya da evrende olup biten hic bir sey onca nizamina, muazzamligina ragmen senin cevaplarini vermeyi basaramamistir bir turlu. 

Ama sen tam olarak olmasi gereken soruyu, dogru soruyu, cevabini verebildigin soruyu "sorabilmissen" yapilasi olan bitmis, kendini tamamlamistir. 

Kendi varligini tamamlayabilmissen, onun aktarimini gerceklestirme potansiyelini yarabilmissin demektir, ve bu demektir ki varliginin ispati bir digeri ile vardir. O kadar da basit degildir bunu kavarayabilmek, ve hayatinin iliklerine gecirebilmek.
Iliklerine gecirdin mi? Sonrasinda ilmeklerini atabilmek, sayisiz ilmeklerinin zinciri iste yasamin, aldigin nefeslerin elementlerin molekullerin karsiligi, tam olarak bu evrende!

Beckett sayisizlari olmasin, dikkat et!

Evet, Samuel Beckett! Birer, ikiser, ucer karakterler yarattigi monologlarinda da, ama bir turlu "diyalog" kuramadigi!

Bu yuzden donmek gerek, Anti…

Kuru sonbahar yapraklari

Resim
Hadi gel  yanima otur da biraz kabuklarimizi kiralim.  Kirintilarimiz sacilsin,  dagilalim duman olalim, benzesmeyen parcalarimizi dolduralim sepetlere ve karanlik coktugunde derinlikli kuytu yollardan gidelim yasam surdugumuz yerlere.  Kuzu yavrusunun dogumu gibi bembeyaz bir yumak olarak gune yenilenelim,  taze cicek saplarindan koklayalim birbirimizi.  Ansizin sessizlikler coksun, ruzgar kapiyi gicirdatana kadar oylece kalalim, sesliligi ruzgar haber versin bize, kuru sonbahar yapraklari misafirimiz olsun. Hayal gucumuze etki eden tum kuvvetleri tek bir anda hesaplarcasina bakalim birbirimize,  ve  gozbebeklerimiz aydinlandiginda  hic gorulmemisi gorelim, hic icine girilmemis kapilardan gecelim, ve hala buyuk patlamadan sacilan dalgalarin kollarinda gecirelim geceyi.  O geceler ki bizi keman yayinin en ince sesinde titreyen atomlar gibi savunmasiz biraksin, kapilip gidelim iniltisine;  ve yeniden toklastiginda ses, soluklarimizi birbirimize verelim ki kirdigimiz kabuklarimiz zamansizca yer de…

"Sanatçı bir kenarda tırnaklarını keser."

Resim
Bir cam gibi devrilmis olmaliyim firtinada
Bir kilidin oynakliginda ciddiyetim hayata.
Bulana kadar seni
nefesimi
olesiye tutmus olmaliyim ki
tum cekimiyle
en guclu manyetigiyle tasiyor simdi hayat beni.
Hangimiz ciddi peki simdi?

Suni olmayan teneffus ile can verdiniz mi,
birbirinizi  yasarken yeniden getirdiniz mi hayata?

Nefeslerini birakmislardi birbirlerine
varliklarinin muhruydu bu.

Yel suya birakinca kendini
siz,
asik olurdunuz.

Ay isigi
aksamda
retinaya sıkısmıs

ve yazmisti sanatci:


"Lessing dedi Stephen üzerine yazmak için birkaç yontu seçmemeliydi. Bu sanat, daha aşağı olduğu için, adını ettiğim şekilleri birbirinden açıkça ayrılmış olarak göstermez. En yüksek ve en manevi sanat olan edebiyatta bile şekiller çoğu zaman karışır. Lirik şekil aslında bir anlık duygunun, çağlar önce küreğe asılan ya da yokuş yukarı taş taşıyan adamı neşelendiren ritmik haykırışın en basit yoldan sözlerle giydirilmesidir. Liriği söyleyen kimse kendi duygulanışının bilincinden çok duygu anının bilincind…

MOTTO

Resim
Bir gece dolunay vakti siir dansa kaldirmis kadini.
Kadin dansina siirin eslik etmis ve
Gece devam etmis,
Kadin siir
Sandalsiz deniz
Hüznün hüznü.

Biz
sessiz haykiran sayfadan,
her bir dilde,
sairlerle dolasan bu güz bahcelerinde.

Yalitkan adada gecirgen kumlara basarken
Kac angstrom aramiz simdi
Peki ya dalgalar?
de Broglie
cikardi hepimizi
tuzu kurutulmamis
bugdaylari ogütülmemis
isliklari duyulmamis
kuslarin arasindan.

Bir kizla tanismis adam,
Taze lavanta cicegi koymus kitaplarin arasina
Yasemin dali bembeyaz acik satirlarinda
kokusu deli duman.

Sinekler vizildar mottolarin asagisinda!
Sen yukardan 
icimizden
birilerine 
seslenirsin,
biz duyariz seni!
Bulusma noktamiz olur mottolar.

Insanligin büyülü gücü
Yildiz gibi kayan
satir aralarindan.

Var olus,
bilincli.

Var,
kendini
bilen.

Yol hic uzaga gitmedi,
Sen hic yaklasmadin ki sona.
Sonbahar yapraklari düstüyse üzerine eger
son bahari karsiladin,
ardinda ki yeni nefesin.

Sonra bir mandalda sallanmak mi
ansizin
ruzgara kapilan suurlu ahengine
nice atlar binmis
ve dort nala savru…

büyülü dans

Resim
Prosecco'ya ulasmak uzereydik
Duydugum tek sey nabzimin sesiydi.

Yapraklardan o büyük sairlerin
kelimeleri dökülüyordu..
Her birini yakalayip bilincime kaydetmeye calisiyor
bin yillar öncesinde de günes yine ayni ahengiyle battigindan
ve bin yillardir
türümün o en nadide cicekleriyle bir ortakligimiz
oldugundan naif bir sevinc icinde gurur duyuyordum.

Osmize'ye vardigimizda firtina henüz baslamamisti, sehrin isiklari uzaklardan yanip sönüyor dalgalar duragan geciyordu algilarimizdan.

Kadehler refosco kirmizisi icimiz yildizli, Zeus'un firlattigi yildirimlara dogru kosarken ruhumuz, insanlar da kacismaya baslamisti firtinanin taze kirintilarin. 

Siddeti son haddine ulasmadan bizde ayrildik ordan. Bisikletlerimizle daglarin arasinda ki karanlik patikadan ucar gibi deniz seviyesine dogru ilerliyorduk, öyle 'cesur ve güzel'dik ki ne egimin ne de karanligin firlatip atabilmesi bizi olanaksizdi. 

Kayalik kiyiya ulastigimizda tüm ciplakligi ile Venüs karsiladi bizi, davetin…

Kendileriyle Savasanlar ! Bir Zweig elestirisi

Resim
Kendileriyle Savaşanlar by Stefan Zweig
My rating: 3 of 5 stars

Nietzsche ve Holderlin kendi ile savasanlardan degildi kesinlikle!

Hatta onlardan bu kitabinda bahseden Zweig bile. Kendisi bu savasta olsa, onlari ve nicelerini boyle yazamazdi.

Hepsinin savasi ortakti, insanliklaydi, insanligin drami ile;

Kendi urettiklerini yasayan, kendine gunden gune ket vuran ve gunden gune kendini
``daha az ozgurlestiren``
insanlikla!

Oyle ki bu durum sonraki yillarda ``yazanlarda`` basgosterdi kendini.
Daha cok KET, daha az ozgurluk, artik kendileriyle kavgaya ve
``kendileriyle savasanlara`` goturdu...

Molly, Malone vb. kendinde karakterler yaratan Molloy, Malone Dies, The Unnamable Samuel Beckett Samuel Beckett gibi,

Monsieur Teste Monsieur Teste inde yasayan Paul Valery gibi,

``Ben bir baskasidir`` diyen Rimbaud gibi.


Zweig, ozellikle Holderlin de fazlasiyla yanilmisti.

Bahsettigi elestiriler kendinden cok baskasinin fikriydi, kaldi ki, Holderlin icin siir yazan
Rilke ile Paris te az arkadasl…

Parmenides ve Parmenides`in Tanricasi

Resim
Platon`un ``babamiz`` diyerek buyuk saygiyla kitabinda bahsettigi,

Aristotales`e ``varolmayanin varligi`` argumani ile isik tutmus,

Hegel ve Heidegger`e gore ``Bati felsefesinin ilk dusunuru``,

Einstein`a ``gorelilik ve kuantum`` da esin vermis,

Sokrates henuz gencken, kendisine ~BIR~ soylemini ve gercegini anlatmis,

Elea Okulu`nun kurucusu, Zeno`nun hocasi, O aslinda hocalarin hocasi !!!

PARMENIDES
Nietzsche` den Leibniz` e, Schrodinger` den gunumuze etkileri halen devam etmekte olan buyuk felsefeci ve fizikci!! Fizige henuz matematik bulasmamisken, ustun mantigiyla var-olusu ve bir-ligi yalin bir basitlikle anlatmistir.
 ``
Hiclikten var-lik nasil dogar ki, nasil olusabilir? `` ``
Gecmis dedigimiz hafizamizda, gelecek ise hayallerimizdedir. Gercek olan, varolan su -an- dir. `` ``
Var-di yahut var-olacak sey icin, su an da nasil (vardir) diyebiliriz ki. Ama yoktur da diyemeyiz cunku -yokluk- diye birsey yoktur. Tipki boslugun olmadigi gibi... ``


``Parmenidesin Tanricasi`` kitabin…

Goethe's Selige Sehnsucht (Blessed Longing - Kutlu Ozlem)

Resim
(in Turkish, English and German)






Kutlu Özlem

Bunu bilgelerden başka kimseye söylemeyin,  çünkü halk, hemencecik alay eder.  Ben, alevin içinde ölmeyi özleyen canlıyı övmek istiyorum. 
Yaratıldığın ve yarattığı aşk gecelerinin serinliginde, mum, sessizce yanarken  bir yabancı duygu çöker üstüne.
Karanlık gölgelerde sen o zaman,  artık kendi içine gömülü kalamazsın, ve daha yüksek bir birleşme için yeniden arzu duyarsın.
Hiç bir uzaklık sana güç gelmez;  uçarak gelirsin ve hayran kalırsın, sonunda, ey ışığa vurgun pervane yanarsın. 
Içinde şu: Öl ve Ol'u duymadığın müddetçe,  bu karanlık dünya yüzünde  sade mahzun bir misafirsin.
Blessed Longing

Tell it to no one, only the wise
Because the masses will mock it right away
I want to praise the living,
What longs for death by flames

In the coolness of love's nights
Which begat you, where you begat
You are overcome by an alien feeling
As the still candle glows

You no longer stay surrounded
In the shadows of darkness
And new desire pulls you
To higher lovemaking

Boyutsuz senfoniler

Resim
Oyle ki, Tabiatin kivrak damarlarindan akan ruhu, 
sarsici sularinda kendisinden gecen irmaklarini oguten 
tarlalarca pariltili ic golgelerinde, Bir gun isiginda harabeleri, daglarin zirvesinden cekip perdelerini hudutsuzca kalem traslayan.. Hazin yirtiklarindan akan bulutlarin yagmurlari sonrasi Gunesin vurdugu yerlerinden Boyutsuz senfoniler yukselen..
Pasli kutulara gomulu cicek koklerinin ustun bakislari gibi goklere, topraklar altindan gebe karindan!
Camurun ahengine yapiskan dal kirigi Kuslari saklayan agac kavuklari
gibi..
Oyle ki Tarafini secmis asfalt dokugu arasindan, Gece yarisindan dogan uykusuz gizeme cagrilan siir kitaplarini Sac diplerinden dokup de kafa tasindan gecisine hayran birakan, kalbine dokunan, 
atardamarindan ivmelenip de parmak uclarina dogru akan Yoklugun bugusunu silen govdenden!
Degil ki  artik insanlari fisleyen, devletler kurup icine kapatan kurdelali vergi paketleri dagitip da  Ayarlarini bozan ve mutsuzluguna ortaklar arattiran Hayallerini kiriklar olarak yutturan ve bagirsakla…

Poems from Paul Valéry

Resim
Paul Valéry
Le cimetière marin Ce toit tranquille, où marchent des colombes,
Entre les pins palpite, entre les tombes;
Midi le juste y compose de feux
La mer, la mer, toujours recommencee
O récompense après une pensée
Qu'un long regard sur le calme des dieux! Quel pur travail de fins éclairs consume
Maint diamant d'imperceptible écume,
Et quelle paix semble se concevoir!
Quand sur l'abîme un soleil se repose,
Ouvrages purs d'une éternelle cause,
Le temps scintille et le songe est savoir.
Stable trésor, temple simple à Minerve,
Masse de calme, et visible réserve,
Eau sourcilleuse, Oeil qui gardes en toi
Tant de sommeil sous une voile de flamme,
O mon silence! . . . Édifice dans l'ame,
Mais comble d'or aux mille tuiles, Toit!
Temple du Temps, qu'un seul soupir résume,
À ce point pur je monte et m'accoutume,
Tout entouré de mon regard marin;
Et comme aux dieux mon offrande suprême,
La scintillation sereine sème
Sur l'altitude un dédain souver…

Poems from Arthur Rimbaud

Resim
The Drunken Boat

As I was floating down unconcerned Rivers
I no longer felt myself steered by the haulers:
Gaudy Redskins had taken them for targets
Nailing them naked to coloured stakes.
I cared nothing for all my crews,
Carrying Flemish wheat or English cottons.
When, along with my haulers those uproars were done with
The Rivers let me sail downstream where I pleased.
Into the ferocious tide-rips
Last winter, more absorbed than the minds of children,
I ran! And the unmoored Peninsulas
Never endured more triumphant clamourings
The storm made bliss of my sea-borne awakenings.
Lighter than a cork, I danced on the waves
Which men call eternal rollers of victims,
For ten nights, without once missing the foolish eye of the harbor lights!
Sweeter than the flesh of sour apples to children,
The green water penetrated my pinewood hull
And washed me clean of the bluish wine-stains and the splashes of vomit,
Carrying away both rudder and anchor.
And from that time on I bathed in…

Poems from Stephane Mallarme

Resim
Stephane Mallarme The Flowers
From golden showers of the ancient skies, On the first day, and the eternal snow of stars, You once unfastened giant calyxes For the young earth still innocent of scars: Young gladioli with the necks of swans, Laurels divine, of exiled souls the dream, Vermilion as the modesty of dawns Trod by the footsteps of the seraphim; The hyacinth, the myrtle gleaming bright, And, like the flesh of woman, the cruel rose, Hérodiade blooming in the garden light, She that from wild and radiant blood arose! And made the sobbing whiteness of the lily That skims a sea of sighs, and as it wends Through the blue incense of horizons, palely Toward the weeping moon in dreams ascends! Hosanna on the lute and in the censers, Lady, and of our purgatorial groves! Through heavenly evenings let the echoes answer, Sparkling haloes, glances of rapturous love! Mother, who in your strong and righteous bosom, Formed calyxes balancing the future flask, Capacious flowers with the deadly ba…