Hayallerin konusmasi




Yazanlari sadece okuyanlar anlar. Yazarlar ve okuyucular arasinda oyle bir bag vardir ki, araya baska birilerinin girmesi mumkun degildir; alalade bir televizyon kanalinda, her hangi bir ekranda ya da gazete mansetinde, kokusmus bir dedikodu ortaminda veya da siyaset meydanlarinda derinden yazanlara yaklasamazsiniz, onlarin hayalleri oralarda konusmazlar asla, yazdiklari da. Konusabiliyorsa zaten yuzeyde kalan bir atik gibidir, artik ona bulasmis olursunuz ciddiye aldiginizda, kendi bireysel suzgecinizden geciremediginizde tum bu olup bitenleri etrafinizda. Siz kendinize dair bir seyleri bulamazsiniz oralarda, olmayan kavramlara cekilirsiniz sadece - etrafinizda sonen yildizlari ve isiklarini hic de fark etmeden. 

Kapinizin aniden calinmasi ve beklemediginiz ama cok sevdiginiz birinin gelmesi gibidir ust yazarlari okumak, onlar zaten direk size seslenmis, yazmislardir, hayalleri apacik konusur karsinizda siz bile inanamazsiniz. Sesleri yankilanirmis gibi dalgalar halinde yayilir icinizde, ustelik ses azalmaz da tersinir, frekansi arttikca darbeleri sertlesir, bir zamansizlik icinde oldugun yeri unutursun, artik sen olursun, bir seyler soylemeye calisirsin ama sezgilerin her bir seyin onundedir ifadesi gerceklestirilmeye calisilmis. Saf var olusun el koymustur tum yasanmisliklarina, siyrilirsin artik gecmisin sende kalan izlerinden ve gelecek kaygilarindan, anlarina ulasmissindir ve zirvesinde dinginligine kavusursun.

Siradan yasayicilarin ve okuyucularin da ayni sifatlarina benzer sikayetleri vardir; tek dertleri ya birilerini elestirmek, alcaltmaktir; ya da hayatlari mutemadiyen nasil kolaylasabilir, ustlerine yapisan sozde toplumsal vazifeleri nasil pesi sira yerine getirirler de kendilerini huzura erdirirler olcup bicmeye and icmis gibi dikkat kesilip saptamaktir.

Kendinin ne oldugunu unutturmaya calismislardir sana; inanmissindir sarjoru hep bos olan kalbinin saf varligi yuzunden de insanlik her birine tek tek kursunlari dizdirmis, kafana da dayatmistir. Sen icindeki kendinden cikarirsin onlari geri, ve pencerelerini yeniden acarsin hayata, kuru bir cekirdekten canlanan filiz gibi toprak ve gunesin koordinatlarinda hep pozitif artan fonksiyonlar gibi.

Hayallerinin konusmasina engel olmamissindir ve en icinden gelen ses dalgalarinla yukselmeye baslamissindir. Bu etkinin evrene neler yaptirdigi uzerine bir formul ya da kuram yazman da gerekmez, kendiliginden gorunur olur sana tum gercekler; hayallerinle tamamen ayni degerdedirler ve bu bas dondurucu esitlikte tek bir bilinmeyen dahi olmamasi mucize gibi gelir de muazzamliktir bu en basitligin icinde. Neleri alt ust etmemissindir ki! Neleri...

Neleri, sen soyle simdi. 


photo and writing by Sinem Salva

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Begining of Science and Philosophy

Tragedyanin sahnesi

Prospective Immigrants Please Note