Boyutsuz senfoniler



Oyle ki,
Tabiatin kivrak damarlarindan akan ruhu, 
sarsici sularinda kendisinden gecen irmaklarini oguten 
tarlalarca pariltili ic golgelerinde,
Bir gun isiginda harabeleri, daglarin zirvesinden cekip perdelerini hudutsuzca kalem traslayan..
Hazin yirtiklarindan akan bulutlarin
yagmurlari sonrasi
Gunesin vurdugu yerlerinden
Boyutsuz senfoniler yukselen..
Pasli kutulara gomulu cicek koklerinin ustun bakislari gibi goklere,
topraklar altindan
gebe karindan!
Camurun ahengine yapiskan dal kirigi
Kuslari saklayan agac kavuklari
gibi..
 
Oyle ki
Tarafini secmis asfalt dokugu arasindan,
Gece yarisindan dogan
uykusuz gizeme cagrilan
siir kitaplarini
Sac diplerinden dokup de
kafa tasindan gecisine hayran birakan,
kalbine dokunan, 
atardamarindan ivmelenip de
parmak uclarina dogru akan
Yoklugun bugusunu silen govdenden!

Degil ki 
artik
insanlari fisleyen, devletler kurup icine kapatan kurdelali vergi paketleri dagitip da 
Ayarlarini bozan ve mutsuzluguna ortaklar arattiran
Hayallerini kiriklar olarak yutturan ve bagirsaklarindan sindiremedigin bir turlu huzursuz terbiyeciler hukmunde
Sesini kusturan.
Degil iste!
Seni cinslerine ayirip da torelerine kurban eden
Sehveti daraltan goguslerden atip
Yarinlarini kandiran
Bugununu yasatmayan
Gecmisine hata gibi baktiran
Degil seni sana gosterecek,
Seni senden cekip cikartacak bir sac teli dokulusu gibi kendiliginden
ve tum evrenle bagini muhurlemis
gezegende ki tohumunun
oyle sert kabuktan cekirdeginin
ozlerini 
sacacak
kim?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Begining of Science and Philosophy

Tragedyanin sahnesi

Prospective Immigrants Please Note