Surrealist Manifesto'ya


Surrealizm icin "pure psychic automatism" diyor Andre Breton, yani katiksiz ruhsal otomatizm. Biz ruhsal diyoruz da, "psychic" sozcugunun etimolojisine baktigimiz zaman Yunanca "psukhikos" dan geldigini goruyoruz, yani "natural identity, mind", zihin, dogal kimlik, doganda ki kimligin senin. Ruh deyip de bir kenara koyamayiz, ya da sadece bedenden sayip kendimizi. Kavramlar birlesince varlik anlamlanir, ortaklik o zaman belirir evren ile arandaki.

Surrealizm, daha onceleri ihmal edilmis birtakim cagrisim bicimlerinin fevkalade gercekligine, ruyalarin mutlak kudretine, tarafsiz dusunce oyunlarina yonelik inanci esas alir, diyor Breton.

Pasif ve tamamen alici ruh halinde olmali kisi bu kasvetli yoldan gecebilmek icin de diyor.

Max Morise'ye soruyor, Louis Aragon'a, Reverdy'ye.
Kimlere kadar gidiyor sorgusu, tanimlari, zihin senleniyor cok hevesli yazma durtusu icinde.

Dil, insanogluna onu Surrealist bicimde kullanabilmesi icin verilmistir diyerek son noktayi koyuyor.

Sarsici, cesur ve de varligini tamlayan enfes bir yoldan geciriyor seni Surrealist Manifestolar. Ayristirdigin ne varsa birlesiyor, her bir sey! Yirtici bir hayvan dansi gibi, azgin bir firtina gibi ya da aslinda icinde buyuyen evrenin sisip sonunda kendi benligine patlamasi gibi.

Konusmak, coklu gorunen ama bireysel bir eylemdir. 
Yazmak ise, bireysel gorunen ama coklu bir eylem!

Sozcuklerin tanjantlari, senestetik bozukluklar altinda yapilmis ilk resimler, lejander hayatlar, nasil da guzel karsilar bizi. Absinthe abideleri, sozcuk delileri, harfleri parcaciklar gibi carpistirip evrenin tum sirlarini doken dedektor zihinler... Mutlak surrealizm bize hep taptaze nefesler aldiriyor gunun sonunda. Eriyen balik sen! 
Muntazam sorular:
- Adin nedir?
- Kirk bes ev.
Konu disi yanitlarla en icten sesler duymak.
Surrealist Manifestolar, bir arada tutamayacagin hic bir sey yok senin. Ansizin cekip gitmeyen fizik kurallarindan portakal cekirdegine kadar tum enerjimizi koruyabiliriz seninle hep beraber.

Yuklerimizin toplami sifir edince guzellesiyoruz, bahar gelince de!
Kapkara bulutlar cokunce tepemize, bir huzun; makul bir kurtarici arayisi, tozdan ya da topraktan, belki notadan ya da bir omuzdan. 
Ben mor damarlarini yaziyorum kurumus domates yapraklarinin; antik sutunlarin kivrimlarinda isleniyor oyalari ruhumun; harflerin kasvetli yollarinda derbeder gitmelere raziyim, sessizligin gumburtusunde buyuyor dalgalarim! O dalgalarla ruyalarimda bogusurum. Gizli cagrisimlar gokkusagi zihnimin! Firtina sonrasi renklerin her birini giymek gibisi var mi ciplak benligine.

Mistik ari ayinleri, dedikoducu saman alevleri
Sahi ceken aydinlik ve hep matsin sen karanlik!
Yenilsen de baslarsin gune, 
samansiz, zamansiz,
bal ye.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beckett sayisizlari

Bir Ah!

Edremit Kitap Fuarı 2018 - Sabahattin Ali yılı